Görülecek Yerler        
 

Tur Esnasında Görülebilecek Yerler Hakkında
                                                       
1- BODRUM - GÖKOVA - MARMARİS ROTASI

BODRUM – HALİKARNAS
Bodrum, inanılmayacak kadar zengin bir geçmişe sahiptir. Birçok büyük uygarlığın ve tarihi olayların içinde veya yakınlarında oluşmuş olması, Halikarnas'ı (Bodrum'un eski adı) tarihçiler için önemli bir yer konumuna getirmiştir. M.Ö. 5'ci yüzyılda yaşamış olan ve "Tarihin Babası" olarak tanınan Herodot, Halikarnas'ta doğmuştur. Pers Valisi Maussolos'un Bodrum - Halikarnassos'taki mezarı dünyanın yedi harikası arasındadır. Maussolos M.Ö. 352'de ölünce karısı Artemisia tarafından yapımına başlanmıştır. Bodrum Kalesi, iki liman arasında, üç taraf denizle çevrili, kayalık bir yarımada üzerine kurulmuştur. Antik çağda önce ada olan bu alan sonraları kente bağlanarak yarımada durumuna gelmiştir. Kale bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. 1960'larda başlayan kazılar sonucu elde edilen eserler Bodrum Kale'si içinde yer alan bu müzede sergilenmektedir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Bodrum1.jpg

DATÇA – KNIDOS
M.Ö 6. yüzyılda Dor egemenliği altında giren Datça Yarımadasındaki antik kentin adı 'Knidos’. Dorlardan sonra sırası ile Persler, Atinalılar, Romalılar, Germiyanoğulları ve en son Yıldırım Beyazıt tarafından işgal edilmiş. Sultan Reşad döneminde ise adı Reşadiye olarak değiştirilmiştir. M.Ö.IV. yüzyılın ünlü heykeltraşı Praxiteles’in Knidos Aphrodite Tapınağı’na yapmış olduğu Knidos Afroditi, arkeoloji yönünden ünlü bir eser olarak tanımlanmıştır. Knidos, ayrıca dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen İskenderiye Feneri'ni inşa eden mimar Sostratos'un memleketidir. Knidos’un biri 20.000 diğeri 5.000 kapasiteli iki tiyatrosu var. Güneyde, ticari limanın yakınındaki küçük olanı. Akropoldeki büyük tiyatro ise, taşları ve mermerleri 19. yüzyılda gemilerle götürüldüğü için bugüne ulaşamamış. Ayrıca, Apollon ve venüs adına yapılmış tapınaklar, anfi tiyatrolar, odeon, stona, aslanlı gömüt, Demetler Temennosu, güneş saati gibi mimari yapılar ve çifte liman bulunmaktadır.

http://www.cagatayyachting.com/images/Knidos2.jpg

DATÇA
Datça M.Ö 7. yy da Ege adalarından gelerek Ionya'nın  güney kıyılarına yerleşen Dor'lar tarafından  Knidos antik kentinin yakınlarında kurulmuştur. Muğla ilinin güneybatısında Gökova Körfezi ile Hisarönü Körfezi arasında Ege Denizi'ne doğru uzanan Datça Yarımadası havası, denizi, turistik tesisleri, başta Knidos antik kenti olmak üzere tarihi kalıntıları ve yerel özellikleri ile gezip görenlerin anılarından kolay kolay silinmeyecek bir beldedir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Datca2.jpg

GÖKOVA KÖRFEZİ
Özellikle yatçılar tarafından ilgi gören oldukça popüler yerlerden biri Gökova Körfezidir.

 

http://www.cagatayyachting.com/images/Gokova1.jpg

HİSARÖNÜ KÖRFEZİ
Selimiye, Keçibükü, Bencik ve Bozburun beldelerini içine alan mükemmel bir körfezdir. En az Gökova Körfezi kadar güzel koylara sahiptir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Hisaronu1.jpg

SEDİR – CLEOPATRA ADASI
Sedir Adası antik Cedreae (Kedrai) antik kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile tanınıyor. Antik kentten günümüze Apollon Tapınağı, Tiyatro ve nekropol kalıntıları ulaşabildi. Sedir Adası antik Cedrae (Kedrai) antik kenti ve ünlü Kleopatra plajı ile tanınıyor. Ayrıca, koruma altındaki tropikal özellikli kumuylada oldukça ünlüdür.

http://www.cagatayyachting.com/images/Sedir.jpg

DALYAN
Köyceğiz Gölü ile Akdeniz'i birleştiren ana kanal üzerinde bulunan Dalyan, tam bir doğa harikasıdır. Uzun, altın rengi bir plaja sahip Dalyan Deltası, bir doğa koruma alanı ve deniz kaplumbağları (caretta caretta) ile mavi yengeçlerin sığınağıdır. Irmağın kavis yaptığı yerde, eski liman şehri Kaunos'un üzerindeki yamaç yüzünde, kayaya mezarlar oyulmuştur.

http://www.cagatayyachting.com/images/Dalyan11.jpg

DALYAN – CAUNOS
Engebeli bir araziye kurulu antik kentte, görülebilecek başlıca yapılar şunlardır: Akropol (kale ve surlar), şehir surları, tiyatro, kilise, hamam, depo, çeşme, agora, stoa ve kent içi yolları, tapınaklar ve kutsal alan, liman ve mezarlık. Caunos antik kentinin kurulusu M.Ö. 10.yy kadar dayanmaktadir. Tarihin muhteşem abideleri kral mezarları, Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarıyla birlikte Dalyan'ın simgesi haline gelmiştir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Dalyan3.jpg

MARMARİS
Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını yılın on iki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir. Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu , doğal liman oluşu, antik kentlere yakınlığı, doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları, körfezin her türlü su sporlarına olanak sağlaması, beş yıldızlısından başlayarak en mütevazı pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebilecekleri cennet bir ilçedir.

http://www.cagatayyachting.com/images/MarmarisCastle.jpg

2-MARMARİS-FETHİYE ROTASI


FETHİYE
Likya-Karya sınırında bir kıyı kenti olan bugünkü Fethiye'nin Antik Çağlardaki adı Telmessosdur. Ölüdeniz gibi dünyada eşi bulunmayan bir plajı bulunan Fethiye Türkiye'nin turizm merkezlerinden biridir. Fethiye çevresindeki antik kentlerin bazıları şöyledir: Telmessos, Kaunos, Kadyanda, Tlos, Pınara, Letoon ve Xanthos. Saklıkent ise Toroslardan başlayarak Fethiye ile Kaş arasında sınır olan bölgeye kadar uzanan uzunca bir vadidir. Saklıkent Türkiye’nin en uzun ve en derin kanyonu olma özelliğine sahiptir.

http://www.cagatayyachting.com/images/FethiyeView.jpg

BEDRİ RAHMİ KOYU
Bedri Rahmi Koyu, Fethiye Körfezinde Tersane Adası'nın hemen karşısında yer alır. Taşyaka ve Likya Koyu isimleri ile de bilinen koy, doğal güzelliği ve tarihsel dokusu nedeniyle mavi yolcuların en sevdiği uğraklardan birisidir. Türk yazınının ve resim sanatının değerli ustalarından Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun 1973 yazında yakın dostları ile birlikte çıktığı mavi yolculuk sırasında, üzerine bir balık resmi çizdiği kocaman bir kaya, bugün de bütün güzelliği ile koyun girişindeki su kaynağının hemen yanında mavi yolcuları selamlıyor. Yörede Balıklı Taş olarak adlandırılan bu muhteşem resim nedeniyle koy, büyük ustanın adıyla anılıyor. 
Bedri Rahmi Koyu rüzgarlara karşı korunaklı ve demirlemeye elverişli özelliklere sahip. Koyun arkasındaki tepeleri kaplayan çam ve zeytin ormanı ile, zakkum çiçekleri koydaki küçük kumsal ve turkuvaz renkli sularla bütünleşerek fantastik bir görüntü yaratıyor. Ağaçların ve kayaların arasında saklanmış gibi duran ve Likya'nın antik Cyra kentinin necropolünü oluşturan güvercin yuvası tipindeki basit mezarlar ve ev tipi kaya mezarlar, koyun doğal güzelliğinin arkeolojik ve tarihsel süsleri.

http://www.cagatayyachting.com/images/FethiyeBay.jpg

BOYNUZ BÜKÜ
Boynuz Bükü, Bedri Rahmi Koyu ile Göcek arasındaki Yassıca Adaları'nın karşısında yer alıyor. Rüzgarlardan çok az etkilenen bu şirin koyda demirlediğinizde, yalnızca bu bölgeye ait olan ve koruma altındaki sığla ağaçlarının etkileyici görüntüsüyle karşılaşıyorsunuz. 

http://www.cagatayyachting.com/images/Ekincik1.jpg

AT BÜKÜ
At Bükü'ne Boynuz Bükü'nün kuzeyinde seyir yaparak ulaşılıyor. At Bükü, birbirine yaslanmış iki küçük koydan oluşuyor; Günlüklü ve Osman Ağa Koyları. Boynuz Bükü'ndeki sığla ağaçları burada da karşınıza çıkıyor. Osman Ağa Koyunun küçük kumsalının arkasında yararlanabileceğiniz bir su kaynağı da var.

MERDİVENLİ KOY
Merdivenli Koy, Fethiye Körfezinin kuzeyinde, Göbün Koyunun yanında küçük bir demirleme yeri. Koy ismini her iki yanda yükselen tepelerin üzerinde bulunan ilginç basamaklardan alıyor. Basamakları izleyerek ulaşacağınız tepenin ardındaki yakın köyün ismi de Merdivenli...

DOMUZ ADASI
Domuz Adası, Körfezin batısındaki yarımadaya en yakın olan adadır. Çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı adanın kuzey kıyılarında seyir yaptığınızda, küçük bir iskele ve birkaç ev yapısı dikkati çekiyor. Adanın kuzeyindeki küçük koy demirleme yeri özelliğine sahip.

http://www.cagatayyachting.com/images/gocek1.jpg

GÖBÜN KOYU
Göbün Koyu, Fethiye Körfezi - Karanlık içi girişinde, yarımada ile Domuz Adası arasında seyir yaparken karşınıza çıkan ilk koydur. Koy bütün rüzgarlara kapalı, oldukça korunaklı, çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı muhteşem bir görüntüye sahiptir. Göbün, özellikle kış aylarında bölgede kalan yatçıların buluşma yeri olarak biliniyor. Koyda yaşayan Balıkçı Tahir ve onun uzun yıllardır yatçılara hizmet veren Deniz Kuşu isimli restoranı, kendine özgü deniz ürünleri mutfağı ile mavi yolcuların yemek keyfine katkıda bulunuyor.

http://www.cagatayyachting.com/images/Batikhamam.jpg

GÖCEK
Göcek, Fethiye Körfezinin kuzey ucunda, Fethiye'ye 35, Dalaman Havaalanına 22 km. uzaklıkta yer alır. Son yıllarda Akdeniz'de önemli bir yatçılık merkezi konumuna gelen bu şirin kasaba, 1980'lere kadar yalnızca zengin krom yatakları ile biliniyordu. Göcek ve çevresi antik dönemlerde Daidalos olarak adlandırılmış. Bu ismi mitolojide ilk uçan insan İkarus'un yaratıcısı mimar Daidalos'dan aldığına inanılıyor. Strabo'nun ve Heredot'un tarih kitaplarında Daidalos'un Likya'nın bir liman kenti olduğundan söz ediliyor. Ne yazık ki, antik dönemlerdeki depremler sonunda tamamen yıkılan bu kentten günümüze kalan pek bir şey yok... 
Havaalanı ve Fethiye Körfezindeki birbirinden güzel koylara - adalara yakınlığı, doğal - tarihsel dokusu, korunaklı limanı ve 1990 lı yıllarda hizmete giren modern marinalarıyla Göcek, mavi yolcuların molalarında çok özel bir atmosfer sunuyor. 

MANASTIR (HAMAM) KOYU
Karanlık içine Göbün ve Merdivenli koylarından sonra yapacağınız kısa bir yolculukla Manastır Koyunun benzersiz güzelliği ile karşılaşıyorsunuz. Koyun güneybatısında, suyun içinde kalıntıları bulunan eski bir hamam nedeni ile yörede Cleopatra Hamamı ya da Batık Hamam Koyu olarak da bilinen Manastır Koyu, körfezdeki pek çok koy gibi tektonik kıyı oluşumuna sahip. Koyun hemen arkasındaki tepenin yamacı dikkatle incelendiğinde, bu tektonik yapı ve tepede geçmişte faaliyette olan bir krater gölünün sularını kıyıya indiren kanallar açıkça görülebiliyor. 
Manastır koyu, kıyıdan tepeye kadar çam ağaçları ve yer yer keçiboynuzu ağaçlarıyla kaplı. Kuzey doğu yönünde kıyıya paralel uzanan bir antik duvar yapısı ve diğer küçük kalıntılar, Likya'nın antik Lydae kentine hiç de uzak olmadığınızı hatırlatıyor. Lydae'ye Ağ Limanından olduğu gibi, Manastır Koyundan da yaklaşık 1,5 saatlik bir patika yürüyüşü ile ulaşabilirsiniz.
Manastır koyu, günübirlik ziyaretler ve geceleme için rotanızda mutlaka yer alması gereken bir güzellik...

YASSICA ADALARI
Bazı denizcilik haritalarında Jessica Adaları olarak da yer alan bu adalar grubu Göcek Limanına en yakın demirleme yeri. Yassıca Adaları, Fethiye körfezinde en romantik günbatımını fotoğrafını alabileceğiniz yerlerden de birisi. Çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplanmış irili ufaklı adaların hemen önünde korunaklı ve sığ koylar, su sporları meraklılarına bir çok olanaklar sağlıyor. Yassıca'ların yanındaki Hacı Halil Adası ve Şeytanlı Ada da demirlemek için alternatif koylara sahip.

TERSANE ADASI
Tersane Adası, Fethiye Körfezindeki en büyük ada. Derin bir kanaldan geçerek ulaşılan kış limanı, özellikle Osmanlı döneminde kullanılan eski bir tersanenin ve başka yapıların kalıntılarıyla dolu. Adanın doğu tarafındaki demirlemeye elverişli ve korunaklı diğer koy ise yaz limanı adıyla biliniyor. 
Tarihsel kaynaklara göre ada geçmişte Telandria ismiyle iskan edilmiş. Bizans döneminde de denizcilerin Fethiye Körfezindeki en güvenli sığınaklarından birisiymiş. Tıpkı Kaya Köyünde olduğu gibi, Lozan Anlaşmasından sonra, 1922 mübadelesiyle boşaltılarak, sakinleri Yunanistan'a göç etmiş. Gecelemek ve yüzme molası için Tersane Adası körfezin bir başka vazgeçilmez köşesi..

AĞ LİMANI
Fethiye Körfezinin Kurtoğlu Burnuna yakın ucunda demirlemekten zevk alacağınız ikiz koylardan oluşuyor Ağ Limanı. Dinlenmek, yüzmek, balık avlamak yada karada yürüyüş yapmak için son derce elverişli özelliklere sahip. Koyun hemen arkasındaki yumuşak patikayı izleyerek, yaklaşık bir saatlik yürüyüşle Likya'nın antik Lydae kentine ulaşabilirsiniz. Aynı patikayı izleyerek tepenin diğer yamacından aşağıya iniğinizde ise, Cleopatra hamamı diye bilinen Manastır Koyu karşınıza çıkıyor.

 

http://www.cagatayyachting.com/images/Ekincik2.jpg

EKİNCİK
Eğer Fethiye Körfezinden Marmaris rotasında seyir yapasanız, sabahın ilk saatlerinde bu yolculuğa başlamanız önerilir. Kurtoğlu Burnunu geçtikten sonra, bölgenin hakim rüzgarı günbatısının şiddetini arttırmadan birkaç saat içinde Dalyan'ın İstuzu plajının açığından geçip Ekincik Körfezine ulaşabilirsiniz. Ekincik Körfezinde Semizce 1 ve Semizce 2 koyları gibi, çam ağaçlarıyla kaplı birbirinden şirin demirleme noktaları mevcut. Özellikle yaz aylarında yüksek sezonda Marmaris ve Fethiye'den gelen birçok yatın Dalyan ve Caunus antik kentine yakınlığı nedeniyle demirlediği Ekincik Körfezi aynı zamanda bölgedeki balıkçıların da mekanı.
Bölgedeki taşımacılık kooperatiflerinin uygun bir ücret karşılığı sağladığı balıkçı tekneleri ile Ekincik Körfezinden Dalyan ve Caunos'a günübirlik gezi yapma olanağını, bulabiliyorsunuz. Yaklaşık on kilometrelik kanal yolculuğu ile, Caretta - Caretta deniz kaplumbağalarının ünlü plajı İstuzu'nu, Caunos'un antik kentini ve kayalara oyulmuş kral mezarlarını, Dalyan kasabasını, kükürtlü çamur banyolarını ve Köyceğiz gölünü görebilirsiniz. Kanalda sazlıklar arasındaki yolculuğunuz size Humprey Bogard ve Katherine Hepburn'un ünlü "Afrikalı Kraliçe" filmini anımsatacak...

http://www.cagatayyachting.com/images/Ekincik4.jpg

  3-FETHİYE - ANTALYA ROTASI

GEMİLER ADASI ( St.NICHOLAS ADASI )
Fethiye Limanından 2 - 2,5 saatlik bir yolculukla, Çamlı Burun, Şahin Burnu, Bozburun ve İblis Burnu' nu döndükten sonra ilk önce Karacaören sonra da zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplı küçük bir koyun karşısındaki Gemiler Adasını görürsünüz. Ana kara ile ada arasında kanala benzeyen geçit, tekneler için doğal bir sığınak konumundadır. Gemiler Adası, Bizans döneminden kalma sivil ve dinsel yapılarıyla mavi yolcuların ilgi odağı durumundadır. 1991 yılından beri, Fethiye Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü ve bir Japon Arkeoloji ekibinin ortak yürüttükleri çalışmalar, 1995 yılında adadaki kiliselerden birisinin denizler azizi St. Nicholas 'a adandığını gösterir bir yazıtın ortaya çıkartılması ile yeni bir boyut kazandı. Artık adanın erken Hristiyanlık döneminde ve haçlı seferleri sırasında bölgenin önemli bir dinsel merkezi olduğuna kimsenin kuşkusu yok.
Gemiler Adasının kuzey kıyısında 3. yy daki ve onu izleyen depremlerden sonra çöken ve bugün suların altında kalan yapıların kalıntıları, 4 kilise, Aziz Nicholas'ın kilisesindeki ilginç taban mozaikleri, iki kiliseyi birbirine bağlayan uzun bir tünel yapısı ile onlarca sivil yapı, mezarlar ve sarnıçlar adanın bir ucundan diğer ucuna uzanan patikalar izlenerek ziyaret edilebilir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Gemiler.jpg

ÖLÜDENİZ
Gemiler Adasından doğuya doğru hareket ettiğinizde demirleme ve geceleme için elverişli birkaç güzel koy yolunuzun üzerine çıkıyor. Beştaş Limanı ve Soğuksu Koyu'nda demirleyerek, 1922 yılında bir mübadele anlaşmasıyla terk edilen bölgenin en önemli kültürel değerlerinden Kaya Köyü 'ne bir yürüyüş yapma fırsatını yakalıyorsunuz. Hemen yakındaki Mersinli Koyu ise yüzme molası için ideal. Yoğan Burnu'nu döndükten sonra Belcekız Körfezi'ne giriş yapıyorsunuz. Bir doğa harikası olan Ölüdeniz, karşınızdaki ilk burunun hemen arkasında uzanıyor. Deniz kirliliğine karşı bir önlem olarak, Ölüdeniz'e tekne girişi çok uzun yıllardan beri yasak...
Bir turizm cenneti olarak bilinen Ölüdeniz'in beyaz kumsalı ve turkuvaz renkli suları çam ağaçlarıyla çevrelenmiş durumda. 2 km uzunluğundaki Belcekız plajının hemen arkasında değişik standartlarda ve kapasitelerde otel ve tatil köyleri yer alıyor. Ölüdeniz ve Belcekız'a ulaştığınızda, harikulade doğal manzaranın dışında gökyüzündeki rengarenk paraşütlerden de etkilenmemek mümkün değil. Belcekız'ın ardında yükselen Babadağ 1975 mt yüksekliğinde ve UNESCO'nun dünya doğal mirası listesinde yer alıyor. Ölüdeniz ve Babadağ, dünyada yamaç paraşütünün yapıldığı en elverişli bölgelerden birisi olarak gösteriliyor. "Adrenalin" ve "gökyüzünde özgürlük" yamaç paraşütünü en iyi tanımlayacak sözcükler olsa gerek...

http://www.cagatayyachting.com/images/oludeniz.jpg

YEŞİLKÖY
Eğer Gemiler ya da Ölüdeniz'den Kekova yönünde bir rota izlemeyi planlıyorsanız, gün ortasında her zaman rüzgarlı ve dalgalı olan Yedi Burunlar ile Patara 'yı sabahın çok erken saatlerinde geçmeniz önerilir. Öğlen saatlerinde başlayan ters rüzgar ile bu seyiri tamamlamak durumundaysanız, yolculuğunuzun çok rahat geçmeyeceğini hesaba katmalısınız. Yedi Burunların sonuncusunu da geçtikten sonra, Türkiye'nin en uzun kumsalı, 18 km lik Patara karşınıza çıkıyor. Kıyıya yakın bölgelerdeki sığlıklar ve dalgalı denizin sorun yaratmaması için bu bölgeyi biraz açıktan geçmek gerekiyor. Kaptanınız Patara'dan sonraki ilk Koyda demiri attıktan sonra, nefis bir sabah kahvaltısı ile Yeşilköy Koyuna merhaba demek ve onun kristal berraklığındaki sularında yüzmek, size Yedi Burunların ve Patara'nın bütün yorgunluğunu unutturacak.Yeşilköy, Kalkan’a sadece birkaç mil uzaklıkta.

KALKAN
Kalamaki adıyla bilinen küçük Kalkan kasabası 1922 yılına kadar çoğunlukla Rumların yaşadığı bir yerleşim olarak hafızalarda... Korunaklı limanı, şirin pansiyonları, otelleri, restoranları ve alış veriş olanaklarıyla günümüzde popüler bir turizm merkezi durumunda. Kalkan'dan Likya'nın ünlü kentleri Patara, Xanthos, Letoon ve Tlos ile bir doğa harikası olan Saklıkent Kanyonu'na günübirlik gezi yapmak mümkün.
Kırmızı begonvil çiçekleriyle donanmış eski Rum evleri restore edilerek korunmuş ve kullanılır durumda karşılıyor ziyaretçilerini. Limandaki eski cami ise bir Roma tapınağının üzerine Bizans döneminde yapılan bir kiliseden dönüştürülmüş ve 14.yy da yeniden biçimlenmiş. Bu haliyle yaşamın kesintisiz sürekliliğinin ve kültürel çok renkliliğin açık bir kanıtı

http://www.cagatayyachting.com/images/Kalkan3.jpg

KAŞ – ANTIPHELLOS
Kaş, Kalkan'dan 15 mil uzaklıkta geceleyebileceğiz başka bir korunaklı liman. Doğal ve tarihsel güzellikleri ile hem mavi yolcuların hem de Likya'yı karadan keşfe çıkanların gözde uğrak yerlerinden biri. Kaş'ın Likya dönemindeki ismi Antiphellos. İlçeyi çevreleyen tepelerde kayalara oyulmuş likya mezarlar İ.Ö. 4. yy dan günümüze ulaşmış. Dorik cepheli ve üzerinde dans eden bir kadın figürünün bulunana mezarın olduğu tepe ile kıyı arasındaki alanın eski Akropol olduğu düşünülüyor. İlçe merkezinden Çukurbağ Yarımadasına yürüdüğünüzde ise, Antiphellos'un antik tiyatrosuna ulaşıyorsunuz. Tiyatronun Cavea'sında 26 sıra oturağın bulunduğu tiyatronun görülür kapasitesi 4.000 kişi dolayında ve cephesi, Kaş'tan 5 mil uzaklıktaki Yunanistan'a ait Meis (Kastellorizon) adasına yönlenmiş. 
Kaş'ın Uzunçarşı Caddesindeki lahit mezar, belki de Likya'daki binlerce lahit mezar içinde en fazla artistik güzelliğe sahip olanı. Limanda demirlemiş teknenizden yalnızca 5 dakikalık bir yürüyüşle, bugün Kaş'ın sembolü olan bu etkileyici ve oldukça iyi korunmuş mezara ulaşabilirsiniz. Lahitin Hyposorium bölümünde, burada gömülü bulunan kişinin önemi, özellikleri ve bu lahitin nasıl korunması gerektiğini anlatan bir yazıt bulunuyor.

http://www.cagatayyachting.com/images/Kas.jpg

KEKOVA
Tarih ve doğanın kucaklaştığı inanılmaz görüntülerle dolu Kekova, Akdeniz'de mavi yolcuların en sevdiği demirleme yerlerinin başında geliyor. Kaş'tan hareket ettikten sonra Meis Adasının karşısındaki Uluburuın'u geçip, önce Aperlae'nin bulunduğu Sıçak Yarımadasına daha sonra Kekova'ya ulaşıyorsunuz. Kekova, adını antik harabelerle kaplı bir adadan alıyor. Kekova Körfezi diye adlandırılan, ada ile ana kara arasında bir göle benzeyen durgunluktaki limana ise Ölü Deniz adı verilmiş. 
Antik bir tersane kalıntısının bulunduğu Tersane Koyu, Kekova Adasının güney batısında bulunuyor. Güneydoğusunda ise bir başka güzel koy, Karaloz yer alıyor. Kıyıyı takip ettiğinizde ise batık kent Simena'nın suyun altındaki büyüleyici görüntüsü ile karşılaşıyorsunuz. Kekova'da antik dönemlerden başlayarak şiddetli depremlerin sonunda sulara gömülen muhteşem bir tarih hazinesi yatıyor...
Kekova bölgesindeki en korunaklı demirleme ve geceleme yeri Üçağız Köyünün bulunduğu koy. Likya döneminde Theimussa olarak adlandırılan Üçağız, aynı zamanda bölgenin karayolu ile en kolay ulaşılabilen noktası. Theimussa'nın necropolünde ilginç bir görüntü veren onlarca lahit mezardan da anlaşılacağı gibi, kentin tarihi İ.Ö. 4.yy dan önceye gidiyor.
Antik Simena'nın ana kara üzerinde kalan parçası bugünkü Kale Köyünü gezerken görülebilir. Geçmişteki büyüleyici güzelliğini bu gün de koruyan akropol ve kale, antik dönemlerin görkemli kalıntılarıyla dolu. Tepedeki kalenin, Likya dönemine ait eski kale kalıntısının üzerine, haçlılar döneminde yeniden inşa edilen bir yapı olduğu biliniyor. Kalenin içinde küçük bir tiyatroya benzeyen odeon da görülmeye değer. Kekova bölgesindeki en ilginç lahit, Kale köyünün hemen önünde ve suyun içinde duruyor. Üçağız'daki gibi, burada da zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarıyla kaplanmış olan necropol, likya'nın kendine özgü mezar örnekleriyle dolu... 
Kekova, tarihsel geçmişi ve sahip olduğu mirası, bozulmamış doğal güzellikleri ve muhteşem turkuvaz renkli denizi ile mavi yolcuların en çok sevdikleri bölgelerden birisi. Bu güzelliğin içinde sularına gömülmüş tarihsel ve arkeolojik zenginliği korumak için, bölgede maske ve şnorkel ile yüzmenin ve tüplü dalış yapmanın yasak oluşunu anlayışla karşılayacağınızı biliyoruz.

http://www.cagatayyachting.com/images/kekova1.jpg
http://www.cagatayyachting.com/images/kekova2.jpg

DEMRE – MYRA
Likya'nın Myra kentinin harabeleri kıyıdan yaklaşık 5 km uzaklıktaki Antalya'ya bağlı Kale (Demre) ilçesinin sınırları içinde kalıyor. Kente ulaştığınızda ilk gözünüze çarpan, akropolün üzerindeki üzüm salkımını andıran kaya mezarları oluyor. Helenistik ve Roma dönemlerinden kalma kent duvarlarının çevrelediği akropolün yamacındaki mezarların çoğu "güvercin yuvası" türünden basit oyuklar. Çoğu fiziksel etmenlerle tahrip olmuş ev tipi ve tapınak tipi mezarların bir kısmının kitabeleri hala okunabilir durumda. Nekropolün yanındaki tiyatro, Likya'nın diğer kentlerindeki bezerlerinden çok daha iyi durumda korunabilmiş. Tiyatronun cavea'sı greko-romen tarzda inşa edilmiş. Giriş ve çıkışlar için yapılan tonozlu geçişler de depremlerden fazlaca etkilenmemiş durumda görülüyor. Myra, geçmişte Likya Federe Birliğinin en büyük 6 kentinden birisi olarak ortak parlamentoya 3 üye göndermiş. Özellikle erken Hıristiyanlık döneminde Anadolu'da dinsel önem taşıyan merkezlerden birisi olarak da biliniyor.
Dünya çocuklarının sevgilisi, hümanizmin sembolü, denizcilerin azizi St. Nicholas (Noel Baba) Patara'da doğmuş ve tarihsel kaynaklara göre, yaşamını Myra'da geçirmiş. 4. yy da Myra'da dinsel liderliğini sürdürdüğü kilisede gömülmüş. Kendi adını taşıyan kilisesi 529 yılındaki depremde yıkılınca, bazilika planlı daha büyük bir yapı eski kilisenin üzerine yapılmış. Arapların 1034 yılında gerçekleştirdikleri akınlarda bir daha tahrip olan kilise, İmparator 9. Constantine' in yardımları ile 1043 yılında onarılıp restore edilmiş. 12 yy da ise yapıya yeni bölümler ilave edilerek bir kere daha genişletilmiş. Atatürk'ün cumhuriyeti kurduktan sonra Anadolu'nun kültürel mirasına sahip çıkmasıyla, kilise yeniden onarım görerek restore edilip bu günkü haline getirilmiş. 
Noel Baba Kilisesi bir kez de 11. yy da İtalyan korsanlar tarafından yağmalanmış. Bu yağma sırasında kırılarak açılan Noel Baba'nın lahitinin içinden bu azize ait olan kemikler alınarak İtalya'nın Bari kentine götürülmüş. Anadolu - Bizans mimarlığının güzel örneklerinden birisi olan kilise ve içindeki lahit, Türkiye'ye kültürel amaçlarla gelen ziyaretçilerin ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

http://www.cagatayyachting.com/images/Myra.jpg

OLYMPOS
Antik Likya'nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m'lik mutteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta'ları Khimaira'sı, tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılan meşhur ağaç evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Olympos4.jpg

PHASELİS
Phaselis kenti Kemer’in 16 km batısındadır. Üç limanıyla antik dönemde önemli bir liman kenti olarak işlev yapan Phaselis ince kumları ve durgun suları ile eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Kentte ilk çağlardan Roma dönemine kadar uzanan periyodu yansıtan su kemerleri, agora, hamam, tiyatro, nekropol, akropol örneği ve bir de müze bulunmaktadır.

http://www.cagatayyachting.com/images/Phaselis3.jpg

KEMER
Kemer, yeşille mavinin buluştuğu nitelikli , konaklama, yeme-içme ve plaj tesisleriyle, yat  limanlarıyla tarihi kentleriyle önemli bir turizm merkezidir.

http://www.cagatayyachting.com/images/Kemer.jpg